Bazen dünyayı içime sığdıracak kadar genişliyor yüreğim,bazen kendi çırpıntılarına bile dar geliyor.Bazen küçük bir gülücük bile yetiyor içimi ısıtmaya,bazen dağlara yükselen kahkahalar bile yetmiyor yüzümü güldürmeye.Bazen inanılmaz derecede uçarı,bazen iflah olmaz biçimde kanadı kırık oluyorum.
Hep aynı bedenin içinde yaşıyor; ama kendimi bilemiyorum.
İnsanları bilmiyorum.Güvenli olduklarını düşündüğüm an sırtımdan vuruyorlar.Artık hiç kimseye inanmayacağımı düşündüğümde bir sıcak yürek gelip buluyor beni.Çoğu zaman kim oldukları belli değil..Çoğu zaman sandığımdan fazla yaşıyorlar bende.
Her zaman içlerindeyim;ama insanları bilemiyorum.
Geceyi bilmiyorum.Kopkoyu bir karanlıktan mı ibarettir,yoksa ışıldayan yıldızlardan mı?Karanlığın içindeki ışık mıdır,yoksa ışığı boğan karanlık mı?Her şeyi görünmez kılan bir zalim midir,yoksa düşüncemizi derinleştiren acı sözlü bir dost mu?
En çok onun içinde varoluyorum;ama geceyi bilemiyorum.
Aşkı bilmiyorum.Kimi zaman tanımlanması en zor şey gibi geliyor,kimi zaman avuçlarımın içinde yakalıyorum onu.Kimi zaman dünyadaki bütün acıları unutturur diyenlere katılıyorum,kimi zaman dünyanın bütün acılarına denktir diyenlere..
Yüzlercesini okudum kitaplarda;ama aşkı bilmiyorum.
Savaşı bilmiyorum.Ülkeler fethedip,medeniyetler taşımak mıdır savaş; yoksa insanlar öldürüp,ocaklar söndürmek mi?Zafer coşkusunda mı aranmalıdır anlamı,yoksa anaların dünyayı dolduran feryatlarında mı?Kaf dağının ardında mı olur savaşlar,yanıbaşımızda mı?
Her gün görüyorum yükselen dumanları;ama savaşı bilmiyorum.
...
Dünyayı bilmiyorum.Bazen bir acılar yumağı gibi acıklı,bazen lastik bir top kadar eğlenceli..Bazen bir gayya kuyusu kadar zehirli,bazen bir havai fişek kadar baştan çıkarıcı..Ne tamamen yankısız bir çilehane,ne tamamen iştah çeken bir nimetler sofrası..
Her an dönüyor ayaklarımın altında;ama dünyayı bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var:
Bilmediğim şeylerin çokluğu,Yaradanın büyüklüğüne atıftır.
Gökhan Özcan
Hep aynı bedenin içinde yaşıyor; ama kendimi bilemiyorum.
İnsanları bilmiyorum.Güvenli olduklarını düşündüğüm an sırtımdan vuruyorlar.Artık hiç kimseye inanmayacağımı düşündüğümde bir sıcak yürek gelip buluyor beni.Çoğu zaman kim oldukları belli değil..Çoğu zaman sandığımdan fazla yaşıyorlar bende.
Her zaman içlerindeyim;ama insanları bilemiyorum.
Geceyi bilmiyorum.Kopkoyu bir karanlıktan mı ibarettir,yoksa ışıldayan yıldızlardan mı?Karanlığın içindeki ışık mıdır,yoksa ışığı boğan karanlık mı?Her şeyi görünmez kılan bir zalim midir,yoksa düşüncemizi derinleştiren acı sözlü bir dost mu?
En çok onun içinde varoluyorum;ama geceyi bilemiyorum.
Aşkı bilmiyorum.Kimi zaman tanımlanması en zor şey gibi geliyor,kimi zaman avuçlarımın içinde yakalıyorum onu.Kimi zaman dünyadaki bütün acıları unutturur diyenlere katılıyorum,kimi zaman dünyanın bütün acılarına denktir diyenlere..
Yüzlercesini okudum kitaplarda;ama aşkı bilmiyorum.
Savaşı bilmiyorum.Ülkeler fethedip,medeniyetler taşımak mıdır savaş; yoksa insanlar öldürüp,ocaklar söndürmek mi?Zafer coşkusunda mı aranmalıdır anlamı,yoksa anaların dünyayı dolduran feryatlarında mı?Kaf dağının ardında mı olur savaşlar,yanıbaşımızda mı?
Her gün görüyorum yükselen dumanları;ama savaşı bilmiyorum.
...
Dünyayı bilmiyorum.Bazen bir acılar yumağı gibi acıklı,bazen lastik bir top kadar eğlenceli..Bazen bir gayya kuyusu kadar zehirli,bazen bir havai fişek kadar baştan çıkarıcı..Ne tamamen yankısız bir çilehane,ne tamamen iştah çeken bir nimetler sofrası..
Her an dönüyor ayaklarımın altında;ama dünyayı bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var:
Bilmediğim şeylerin çokluğu,Yaradanın büyüklüğüne atıftır.
Gökhan Özcan