SAHRA GÖNÜL
Neden bulanık, neden toz duman?
Neden buğulu hüzünlü siman?
Sana yanarım sana ağlarım
Ey sahra gönlüm… ey sahra gönlüm!
Karşımda uzanan şu çöl gibi
Kaskatı olmuş can damarların
Ne bir dostun var ne bir ahbabın
Çöle düşen mecnunlardan gayrı
Ne bir çiçek var senin bağrında
Ne bir pınarın, ne de bir vahan
Hiçbir gölgelik olmaz üstünde
Yolu şaşıran kuşlardan gayrı.
Hışmındasın hep yaz ve kışların
İklime dargınsın, yok gülüşün.
Umuda kapalı bakışların
Bir yetim gibi gezinir her gün
Neden bulanık, neden toz duman?
Neden buğulu hüzünlü siman?
Sana yanarım sana ağlarım
Ey sahra gönlüm… ey sahra gönlüm!
Karşımda uzanan şu çöl gibi
Kaskatı olmuş can damarların
Ne bir dostun var ne bir ahbabın
Çöle düşen mecnunlardan gayrı
Ne bir çiçek var senin bağrında
Ne bir pınarın, ne de bir vahan
Hiçbir gölgelik olmaz üstünde
Yolu şaşıran kuşlardan gayrı.
Hışmındasın hep yaz ve kışların
İklime dargınsın, yok gülüşün.
Umuda kapalı bakışların
Bir yetim gibi gezinir her gün