Makber

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • samet
    Gelişmiş Üye
    • Jan 2008
    • 316

    #1

    Makber

    Makber

    Eyvah ne yer ne yar kaldı, Gönlüm dolu ah u zar kaldı.

    Şimdi buradaydı gitti elden, Gitti ebede gelip ezelden.

    Ben gittim o haksar kaldı, Bir köşede tarumar kaldı.

    Baki o enisi dilden eyvah, Beyrutta bir mezar kaldı.

    Bildir bana nerde nerde Ya Rab, Kim attı beni bu derde Ya Rab,

    Nerde arayayım o dil rübayı, Kimden sorayım bi-nevayı.

    Derler ki unut o aşnayı, Gitti tutarak reh-i bekayı.

    Sığsın mı hayale bu hakikat, Görsün mü gözüm bu macerayı?

    Sür'atle nasıl da değişti halim, Almaz bunu havsalam hayalim.

    Çık Fatıma! lahdden kıyam et, Yadımdaki haline devam et,

    Ketm etme bu razı şöyle bir söz, Ben isterim ah öyle bir söz.

    Güller gibi meyl-i ibtisam et, Dağı dile çare bul meram et,

    Bir tatlı bakışla bir gülüşle, Eyyamı hayatımı temam et.

    Makber mi nedir şu gördüğüm yer, Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber


    Abdülhak Hamit Tarhan
    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse, onu eliyle düzeltsin; eğer
    buna gücü yetmiyorsa, diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse,
    kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.
Hazırlanıyor...