Yine yüreğim de yangınlar var
Suyla bile sönmeyecek kadar ateşlisinden
Ne olduğunu anlamadığım bir fırtına ile daha da alevleniyor
Tek ümidim var
Âlemlerin Rabbinin rahmetinden az bir meltem
Veya bir damla,
Ancak böyle dinecek bu yangın
Gerisi hep boş, yok çünkü yok!
Öyle çalacağım bir kapı
Sesleneceğim bir varlık
Yardım et diyeceğim bir merci yok!
O istiyor ki bu denli bir acı ile yakıyor bu günahkâr yüreği
Cehennemsi bir ateş ki
Belki bu dünyada vererek azaltacak âhir acımı
Nedir ALLAH ‘ım hastalığıma bir şifâmı bu yangınlar?
Yarama merhem mi?
Seni sevdir demiştim
Bir başlangıç mı?
Öyleyse olsun ey sahibim
Olsun ki vuslatına erişeyim,
Senin sevginden gelecek bir acıysa yok edecek kadar yak
Sende yok olacaksam
Cehennemin en şiddetli ateşi bile ılık kalsın âşk ateşinin yanında
Yak Rabbim
Yak ki bu taş olmuş kalbim senin âşkının şiddetinden erisin,
parçalansın her zerresi, atomu, elementi
Tek kalan senin gözle görülmeyen şeffaf ve temiz âşkın olsun
Her zerrem kaybolsun sende
Sen diyip öleyim
Son hecem, son nefesim, vuslatım sen ol
Bana verme ey Rabbim fâni âşkları
İstediğim, senin âşkınla lâl, kör, mecnun olmak,
Bu mu o yangınlar?
O olsun Rabbim
Başka değil sen ol Rabbim
Benliğimden geçirecek bir sevgiyle
Kendine sevgili eyle
Düşünüyorum layık olmadığımı
Ve yine düşünüyorum rahmetinin sonsuz olduğunu
Ağır basan benim kendimden kestiğim ümidim değil
Ümitsizler ümitsizini bile çevrilmediğin kapın oluyor
Ve senden, yüzüm yerde yüreğim peride
İki büklüm bir halde
Sevgilin olan
Sevgilisi de sen olan Hz Muhammed s.a.v' in
İşte o Cânân'ın hatırına istediğim tek bir şey var ey Rabbim
Beni senin sevgini alıp dağlara kaçan bir Âşkıya eyle
Senin sonsuz sevginin tadını almadan cennetlerde nasıl mutlu olurum?
Ve senin âşk ateşinde yanmaktan nasîbim yoksa cehennem revâdır bana!
Adını bilmediğim mübhem duygularım
Yine sine-i sûzan kıldı
Sırrımı yüreğimde ve yüreğim gibi saklarım
Acılarımı çekerim sessizce
Bilmesine hâcet yok figânımı tek bir fâni varlığın
Ateşine yandıran acılarımı faş etmem
Sevgili! Şüpheden kurtar yeter ki
Isyana davetler arttı ey yüreğimin sahibi
Etrafımı sardı yine dost yüzlü iblisler
Ümitsizliğin dipsiz kuyularına çeken ebleh eller
Bu zülmeti arttıran ziyan ve zarar zehri saçan diller
Sen dilemedikçe çıkamayacağım nâfile
Göremeyecek oluyorum hakikati bir an
Ruhumun ruhu çıkıyor
Her bir çıkışında zebûn oluyorum
Sonsuz rahmetinle lütfettiğin
Şefkat ve merhametin de olmasa
Zeval-i adîm olan aşkından mahrum olmama lahzâ
Bu kerahat vaktinde duygularıma hüküm etmeye geldin yine vakitsizce
Belki gelip geçeceksin bir çöl bedevisi gibi umursuzca
Anlamsız olacak geçmiş olduğunda sensiz geleceğim
Yürekten bir şefaat dilmek için o yegâne kapıya
Bitsin diye bu derdi belkide bana derman diye verene iltica ettiğimde
Hüznün vesilesi yüzümdeki allar bezeyecek solgun yalnızlığımı
Ellerimin soğukluğu ise donduracak yaşanmayası anlarımı
Değişen tek şey ise her birini ilk ve son kez yaşadığım bîçâre günler olacak
Velâkin hayallerim fezaya sığmaz zira istediğim varlık herşeye kâdir
Havf ve reca arasında ezeli düşmanım ile yaşadığım harbi geçebilir
Ve emanet olan sabrı yürek devletimin sınırlarına geçirebilirsem
Bekleyin hayallerim, belki de sizi anbean yaşayacağım
Mektûm
alıntı.....
Suyla bile sönmeyecek kadar ateşlisinden
Ne olduğunu anlamadığım bir fırtına ile daha da alevleniyor
Tek ümidim var
Âlemlerin Rabbinin rahmetinden az bir meltem
Veya bir damla,
Ancak böyle dinecek bu yangın
Gerisi hep boş, yok çünkü yok!
Öyle çalacağım bir kapı
Sesleneceğim bir varlık
Yardım et diyeceğim bir merci yok!
O istiyor ki bu denli bir acı ile yakıyor bu günahkâr yüreği
Cehennemsi bir ateş ki
Belki bu dünyada vererek azaltacak âhir acımı
Nedir ALLAH ‘ım hastalığıma bir şifâmı bu yangınlar?
Yarama merhem mi?
Seni sevdir demiştim
Bir başlangıç mı?
Öyleyse olsun ey sahibim
Olsun ki vuslatına erişeyim,
Senin sevginden gelecek bir acıysa yok edecek kadar yak
Sende yok olacaksam
Cehennemin en şiddetli ateşi bile ılık kalsın âşk ateşinin yanında
Yak Rabbim
Yak ki bu taş olmuş kalbim senin âşkının şiddetinden erisin,
parçalansın her zerresi, atomu, elementi
Tek kalan senin gözle görülmeyen şeffaf ve temiz âşkın olsun
Her zerrem kaybolsun sende
Sen diyip öleyim
Son hecem, son nefesim, vuslatım sen ol
Bana verme ey Rabbim fâni âşkları
İstediğim, senin âşkınla lâl, kör, mecnun olmak,
Bu mu o yangınlar?
O olsun Rabbim
Başka değil sen ol Rabbim
Benliğimden geçirecek bir sevgiyle
Kendine sevgili eyle
Düşünüyorum layık olmadığımı
Ve yine düşünüyorum rahmetinin sonsuz olduğunu
Ağır basan benim kendimden kestiğim ümidim değil
Ümitsizler ümitsizini bile çevrilmediğin kapın oluyor
Ve senden, yüzüm yerde yüreğim peride
İki büklüm bir halde
Sevgilin olan
Sevgilisi de sen olan Hz Muhammed s.a.v' in
İşte o Cânân'ın hatırına istediğim tek bir şey var ey Rabbim
Beni senin sevgini alıp dağlara kaçan bir Âşkıya eyle
Senin sonsuz sevginin tadını almadan cennetlerde nasıl mutlu olurum?
Ve senin âşk ateşinde yanmaktan nasîbim yoksa cehennem revâdır bana!
Adını bilmediğim mübhem duygularım
Yine sine-i sûzan kıldı
Sırrımı yüreğimde ve yüreğim gibi saklarım
Acılarımı çekerim sessizce
Bilmesine hâcet yok figânımı tek bir fâni varlığın
Ateşine yandıran acılarımı faş etmem
Sevgili! Şüpheden kurtar yeter ki
Isyana davetler arttı ey yüreğimin sahibi
Etrafımı sardı yine dost yüzlü iblisler
Ümitsizliğin dipsiz kuyularına çeken ebleh eller
Bu zülmeti arttıran ziyan ve zarar zehri saçan diller
Sen dilemedikçe çıkamayacağım nâfile
Göremeyecek oluyorum hakikati bir an
Ruhumun ruhu çıkıyor
Her bir çıkışında zebûn oluyorum
Sonsuz rahmetinle lütfettiğin
Şefkat ve merhametin de olmasa
Zeval-i adîm olan aşkından mahrum olmama lahzâ
Bu kerahat vaktinde duygularıma hüküm etmeye geldin yine vakitsizce
Belki gelip geçeceksin bir çöl bedevisi gibi umursuzca
Anlamsız olacak geçmiş olduğunda sensiz geleceğim
Yürekten bir şefaat dilmek için o yegâne kapıya
Bitsin diye bu derdi belkide bana derman diye verene iltica ettiğimde
Hüznün vesilesi yüzümdeki allar bezeyecek solgun yalnızlığımı
Ellerimin soğukluğu ise donduracak yaşanmayası anlarımı
Değişen tek şey ise her birini ilk ve son kez yaşadığım bîçâre günler olacak
Velâkin hayallerim fezaya sığmaz zira istediğim varlık herşeye kâdir
Havf ve reca arasında ezeli düşmanım ile yaşadığım harbi geçebilir
Ve emanet olan sabrı yürek devletimin sınırlarına geçirebilirsem
Bekleyin hayallerim, belki de sizi anbean yaşayacağım
Mektûm
alıntı.....