ölünün odasý

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3964

    #1

    ölünün odası

    Ölünün Odası


    Bir oda, yerde bir mum, perdeler indirilmiş;

    Yerde çıplak bir gömlek, korkusundan dirilmiş.

    Sütbeyaz duvarlarda, çivilerin gölgesi;

    Artık ne bir çıtırtı, ne de bir ayak sesi...

    Yatıyor yatağında, dimdik, upuzun, ölü;

    Üstü, boynuna kadar bir çarsafla örtülü.

    Bezin üstünde, ayak parmaklarının izi;

    Mum alevinden sarı, baygın ve donuk benzi.

    Son nefesle göğsü boş, eli uzanmış yana;

    Gözleri renkli bir cam, mıhlı ahşap tavana.

    Sarkık dudaklarının ucunda bir çizgi var;

    Küçük bir çizgi, küçük, titreyen bir ân kadar.

    Sarkık dudaklarında asılı titrek bir ân;

    Belli ki, birdenbire gitmiş çırpınamadan.

    Bu benim kendi ölüm, bu benim kendi ölüm;

    Bana geldiği zaman, böyle gelecek ölüm…






    Şair: Necip Fazıl Kısakürek

    alıntı..
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...