þükür

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #1

    şükür

    Saygı kandil gibidir, aşkla beslemek lâzım!
    Bir ârifin tabağında, üç tane zeytin vardı. Birincisi:

    “-Ne de çirkinim, dedi. Beni kim yer ki! Kapkara bir yüzüm var. Üstelik acıyım. Hem, çekirdeğim de kocaman.”

    İkinci zeytin:
    ...
    “-Âh, seninki de dert mi, dedi. Doğru dürüst ne etim var ne çekirdeğim. Çatal bile batmıyor bana, sıskanın tekiyim.”

    Üçüncü zeytin:

    “-Şükür, dedi. Yüzüm de özüm de güzel. Tadım âlâ, yaratılışım özel. Hem lezizim, hem ilâcım, biiznillah. Kendime saygım da tamdır, çünkü yaratanım Allah! Niye öyle baktınız ki, maşallah deyin maşallah!”

    O esnâda ârif geldi, zeytinlere hikmet nazarıyla şöyle bir göz gezdirdi. Tebessüm ederek üçüncü zeytine uzandı. Bismillah, dedi, âfiyetle yedi.

    Çünkü üçüncü zeytinde, müessire saygı duymanın verdiği, ışıklı bir câzibe vardı. Aynı câzibe, beden elbisesini rûhuna giydirenin Allah olduğunu bilen, kaşıyla, gözüyle, burnuyla ilgili sızlanmaktan vazgeçen ve kendisini, rûhunun tekâmülü için çalışmaya adayan tüm kullarda da vardır. Böyle kullar, hep şükürle tebessüm ettiklerinden, her geçen gün daha da güzelleşirler. Onlar saygılarından ötürü, Rableri karşısında hem bedenen hem de kalben secde hâlindedirler. Allah’a tâatleri ve O’nun takdirinden râzı olmaları, onları diğer mahlûkat nezdinde saygın kılar.

    alıntı..
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...