güzel bir hikaye

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #1

    güzel bir hikaye

    En deli dolu çağlarını Zina ile geçirmiş , RABBİni geç bulmuş biriydim.
    Kainatın güzelliklerini yeni yeni fark ediyor , İmanın esaslarını yeni yeni öğreniyordum. Birgün Ka...panmaktan mevzu açıldı gittiğim sohbette. Ayetler ve hadisler fazlası ile ikna etmişti beni lakin çevrem kesinlikle karşı çıkardı bu duruma , biliyordum. Nefsimde hazır değildi daha. Sohbet çıkışı uzun uzun düşündüm bu mevzuyu. Hayır diyordu İçimdeki ses. Daha gençtim hem… Bu düşüncelerle yolda yürürken ayağım taşa takıldı , düştüm.

    ‘’ Offf , ALLAH Kahretsin , üstüm battı ,Misafirliğe gidecektim..’’ diye söylenirken sokağı döner dönmez kulaklarımda deprem etkisi. Aman Ya RABB o ne kazaydı. Off’umu Şükre döndürdüm. Beni orada oyalatan RABBe Hamd olsun dedim . Tokat gibi İndi yüreğime Gencim düşüncesi. Çünkü o kazada 12 yaşında bir çocuk Hayata veda etti.
    Ne babası gitti yanında ne de annesi.

    1 hafta sonra..

    Çok heyecanlıydım. Yarın sevdiceğimin yanına gidecektim ve ilk defa Başörtüsü takacaktım. Sevinecekti , mutlu olacak bana tebessüm edecekti yani ben öyle sanıyordum. Fazla hiddetlendi. Nefs’imi zaten ikna etmem zordu , şimdi bide bu engel çıktı karşıma , Şeytan ! Ahh Şeytan bu senin Yar’imin üzerinde Oyunundu. Pes etmem dedim , bıraktı beni.. Sildi birlikte geçen dört senemizi..

    Ağladım çok ağladım ama biliyordum İmtihandaydım.

    2 sene sonra..

    Artık Namaz kılmaya da başlamıştım. Aile’m tarafından bir baskı vardı açılmam için , İbadetlerimi yerine getirmemem için ama Yılmayacaktım. Çünkü gittiği sohbetlerde Ashab hayatlarını da öğrenmiştim. Öğrenmiş ve İmrenmiştim. Musab gibi paradan , puldan , anadan vazgeçerdim de RABBi terk etmezdim. Toprağa karışacak , güzelliğini yitirecek şu bedeni RABB nasıl istiyorsa , sahibi nasıl istiyorsa öyle giydirirdim. Her uzv’um madem SECDE’de ‘’ALLLAAAAAH’’ Demek istiyor , vazgeçmezdim, vazgeçemezdim.

    3 sene sonra..

    Artık Özgür sayılırdım Eş’imin yanında. Rahmani Sebebler vasıtası ile tanışmış , ailem istemese de evlenmiştim. Vee Tarif edilemez bir duyguydu Balayımız. Herkes hani niyetinin Umre olduğunu söyler de Marmaris’e , Fethiye’ye gider ya ! Biz öyle yapmadık. Evlilik sonrası ilk ziyaret ettiğimiz Ekber olan RABB’di. Giderken pek yanmıyordum aslında şimdiki gibi. Daha önceleri duymuştum , ilk edilen DUA kabullük bulur azze ve celle olan ALLAHın katında diye. Türlü türlü fikirlerle girdim Harem’e. Başımı yerden ilk kaldırışım ve KABE’yi ilk görüşüm..

    Ben ne DUA edecektim ? Burası CENNET miydi ? Ben burayı görmekle şereflendim ya ALLAH’a sevgili miydim ?

    Ahh RAVZA… Gül kokulu Ravza. Hz MUHAMMED /sav senin bağrında mı şimdi ? Ben hiç böyle yanmadım ki..

    4 sene sonra..

    Onunla karşılaştım. İçler acısı bir hali vardı. Başımı öne eğip hızlıca uzaklaşmak istedim o sokaktan. Seslendi ;

    ‘’Bir dakika , emin ol rahatsız etmek değil niyetim.’’

    Ve gözlerimden yaş damlamasına , HAMD’ıma vesile olacak şu konuşma geçti aramızda ;

    - Sen , sen beni seviyorsun değil mi
    -Ben evlendim , duymadın sanırım.
    - Yok , yok o manada demedim. Kardeş olarak seviyorsun ve bana DUA ediyorsun değil mi ?
    -Evet , elhamdüLİLLAH.
    -Peki sen umreye veya Hacca gttin mi ?
    - Evet geçen sene gittim Hamd olsun. Hayırdır ?

    Dizlerinin bağı çözülmüştü. Yere çöktü ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Affet ya Rab , Affet Ya Rab diyordu. Şaşkınlıkla izliyordum olanları.

    -Hayırdır ne oluyor ?
    - Sana benden vazgeçip başörtüsünü seçtin diye kin doluydum. Eş’inle aranı bozacak , benden vazgeçtiğine pişman edecektim. Birgün , nasıl anlatılır ki.. Seni gördüm , KABE’deydin Bembeyaz bir cilbab vardı üzerinde. Ağlaya ağlaya bana DUA ediyordun. RABBİM kötü biri değil , ona gerçekleri göster diyordun. Sonra , sonra arş-ı ala titriyordu , yeryüzü meleklerin Aminleri ile sarsılıyordu. Herkes tepkisizdi sanırım , Sadece ben duyuyordum. Cennet’in kapısında buluyordum sonra kendimi. Bir melek tutuyordu elimi.

    Bak şuraya bak ! İyi bak Geceleri efkar dağıttığın , rahatladığım dediğin yerlere benziyor mu hiç ? Şu altından ırmaklar akan köşkler var mı Meyhanelerde ? diyordu.

    Sonra , sonra ayağımda pranga… Dur diyordum sürüklüyordu beni azab meleği. Kilometrelerce Uzaktaydım ama hissediyordum ateşi. Derken biri dürttü beni. Kardeş dedi otobüs son durağına geldi..

    Gözümden bir damla yaş aktı. Evet , evet hatırlamıştım. İlk ettiğim DUA onaydı BeytULLAHta.. Ne kadar Haram’da dolaşmış olsakta birlikte , Uyanmıştık ikimizde.
    Eski yarim , DUA kardeşim…
    .,.,..,.
    alıntı.............
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...