Olur ya unutursak

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • takva
    Üye
    • Feb 2009
    • 69

    #1

    Olur ya unutursak



    Yağmurlu ve soğuk bir kış günü,

    yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı.

    "Eski gazeteniz var mı, bayan?" Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim,

    ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski

    sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi. "İçeri girin de size kakao

    yapayım." dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz

    bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki

    dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri.

    Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve

    yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum.Oturma odasında ki sessizlik

    dikkatimi çekti.Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş

    fincana bakıyordu. Erkek çocuğu bana döndü ve "Bayan, siz zengin

    misiniz?" diye sordu. "Zengin mi? Yo hayır!" diye cevaplarken çocuğu,

    gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı

    tabağına dikkatle yerleştirdi ve "Sizin fincanlarınız ve fincan

    tabaklarınız takım." dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.

    Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile

    etmemişlerdi, ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte birşey

    yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim

    patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler. Başımızı sokacak evimiz

    vardı. Bir eşim vardı ve eşimin de bir işi, bunlar da fincanlarım ve

    fincan tabaklarım gibi uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin önünden

    kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların sandaletlerinin çamur izleri

    halının üzerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur

    ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu. Siz sakın unutmayın ne kadar

    zengin olduğunuzu... Ben unutmayacağım.

    Bu öyküye yakışan nefis bir Arap Özdeyişi: "Ayakkabım yok diye

    üzülüyordum; ta ki ayaksız bir insan görene kadar."..



    *Baskasini duzeltmemiz icin Önce kendinizi dÜzeltmek,lazim :-*hz muhammed sav ''
Hazırlanıyor...