Babam Seyrediyor

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • sırdaş
    Girişimci Üye
    • Aug 2008
    • 146

    #1

    Babam Seyrediyor

    BABAM SEYREDİYOR


    Ortaokulda okuyan ve kısa bir süre önce annesini kaybeden genç, babasıyla birlikte yaşıyordu.

    Babasıyla aralarında çok güzel bir dostluk vardı. Genç okulun futbol takımındaydı. Takımdaydı ama, ufak-tefek yapısı ve tecrübesizliği sebebiyle hoca ona bir türlü maçlarda görev vermiyordu.

    Bu yüzden her zaman yedek kulübesinde otururdu.
    Buna rağmen babası hiçbir maçını kaybetmez ve her zaman ayağa kalkar tezahürat yapardı.

    Liseye başladığında yine sınıfın en sıska öğrencisiydi. Fakat babası onu hep futbol oynamaya
    teşvik etti; bununla birlikte, eğer istemezse oynamayabileceğini de
    belirtti. Delikanlı futbolu
    seviyordu ve takımda kalmaya karar verdi. Her idmanda elinden geleni yapıyor takımın as oyuncusu olmaya gayret ediyordu. Ama sürekli yedek kulübesinde oturmaktan
    kurtulamadı.

    İnançlı babası tribünde her zaman ki yerini alıp oğlunu
    desteklemek için tezahürat yapmaya devam ediyordu.

    Genç üniversiteye başladığında futbol onun için önemini kaybetmeye yüz
    tuttu, ama yine de
    elinden geleni yaptı. Herkes onun okul takımına giremeyeceğinden emin olsa da
    o bunu başardı.
    Takımın antrenörü onu listeye dahil ettiğini, Çünkü her idmana yüreğini
    koyduğunu ve takımın
    diğer üyelerini de şevke getirdiğini itiraf etti.

    Takıma girebildiği onu o kadar
    heyecanlandırdı ve sevindirdi ki, soluğu en yakın telefon kulübesinde aldı
    ve babasına müjdeyi
    verdi. Onun bu başarısına sevinen baba mutluluğunu paylaştı ve kendine
    maçların sezonluk
    biletlerini göndermesini istedi.

    Üniversitede dört yıl boyunca hiçbir idmanı kaçırmayan genç, ne yazık ki
    hiçbir maçta oynayamadı.
    Futbol sezonunun sonlarına doğru, büyük bir eleme maçının idmanı için sahaya
    çıkmaya hazırlanan
    gencin yanına, elinde telgrafla antrenörü geldi. Delikanlı telgrafı okuyunca
    ölüm sessizliğine
    büründü. Güçlükle yutkunarak hocasına şunları söyledi

    "Bu sabah babam ölmüş izninizle bu gün idmana gelmesem?"

    Hocası onun şefkatle boynuna sarıldı ve"bu
    hafta dinlen evlat" dedi. Ve cumartesi günkü maçada gelmeyi aklından
    geçirme."

    Cumartesi geldi çattı, ama okul takımının durumu hiçde iyi değildi. Maçın
    sonlarına doğru sessizce bir
    kişi soyunma odasına girdi, forması nı ve futbol ayakkabısını giyip sahanın
    kenarına çıktı.

    Babası ölen ufaklıktı bu!

    Antrenör ve oyuncular bu azimli arkadaşlarını bu kadar kısa sürede tekrar
    aralarında görmekten son
    derece şaşkındılar..

    Hocasının yanına giden genç "Lütfen izin verin oynayayım" dedi.

    "Bu gün oynamak zorundayım."

    Hocası önce onu duymamış gibi davrandı.Böylesine zor bir eleme
    maçında takımının en kötü oyuncusunu sahaya çıkarmasına imkan olmadığını
    düşünüyordu.Ama genç o
    kadar ısrar etti ki,sonunda ona acıyan hocası razı oldu:"Peki,oyuna
    girebilirsin."

    Gencin oyuna girmesinin üstünden çok geçmemişti ki,hem hoca,hem oyuncular
    hem de arkadaşları
    gördüklerine inanamadılar. Daha önce hiç oynamamış bu meçhul ufaklığın her
    hareketi harika,attığı
    her pas isabetliydi. Karşı takımın oyuncuları onu durduramıyordu. Koşuyor pas
    veriyor, savunmaya
    geçiyor ve maçın yıldızı gibi parlıyordu.Sonunda gencin takımı aradaki farkı
    kapattı,nihayet atılan
    gollerle de beraberliği yakaladı.Ve son saniyelerde
    ufaklık topu tek başına sürükleyip herkesi geçti ve galibiyet golünü
    attı.Maç bitmişti,okulun taraftarları sevinç çığlıkları atıyor,arkadaş ları
    ufaklığı omuzlarında taşıyordu.

    Seyirciler stadyumu terk ettikten,oyuncular duşlarını alıp soyunma odasına
    boşalttıktan sonra,takımın
    hocası ufaklığı bir köşede tek başına sessizce oturduğunu fark etdi.Yanına
    gidip "Evlat,inanmıyorum.
    Bu gün bir harikaydın" dedi."sana ne oldu bunu nasıl yaptın anlat bana
    "dedi.
    Hocasına bakan genç gözleri dolu dolu şunları anlattı:
    "Babamın öldüğünü biliyorsunuz.

    Peki onun gözlerinin görmediğini de biliyor muydunuz?"

    Delikanlı güçlükle yutkundu,Gülümsemeye çalıştı.

    "Babam bütün maçlara geldi.Çünkü görmediği halde beni desteklemek istiyordu.
    Ve ilk defa
    bu gün beni görebilirdi.

    Ben bu fırsatı kullanmak ve oynayabildiğimi ona
    göstermek istedim!!!!!"((

    --
    GÜLÜŞLERİNİZ GÖZLERİNİZE IŞIK OLSUN.
Hazırlanıyor...