Düşünmek
H.furkan okuldan döneli bir hayli zaman olmustu fakat evde kimsecikler yoktu.Uniformasini,cantasini cikartip kapinin arkasina asmis,annesinin pisirdigi nefis yemeklerden yemis,günlük ödevlerini bile bitirmis ve simdi öylece cani acaip sekilde sikkin olarak dedesinin yumusak minderlerle kapli koltugunda oturuyordu. Evde yalniz kalmak tekbasina,onun icin alisik olunmayan bir durumdu.Keske simdi minik kardesi evde olsaydi;onun yumusacik pamuk yanaklarindan öper,onunla oyunlar oynardi.Keske simdi dedesi burada olsaydi;ona okulda gördügü dersleri anlatir,sorular sorardi ve keske simdi annesinin mutfaktan sesini duysaydi hatta annesi ona kizsaydi,bagirsaydi ve bir güzel dövseydi ama simdi onlar kimbilir hangi komsudalardir ve dededi kimbilir nerelerde elinde köpüklü kahvesiyle sohbete dalmistir. Yalniz kalinca birbasina H.furkan birseyi kesfetti: DÜSÜNMEYi.Yalniz kalinca insan neler düsünüyordu böyle ve yalniz kalinca insan beynine garip ve tuhaf düsünceler hucüm ediyordu öyle."kuslara kapan kurmayi düsündü.Ögle sonralari minderli koltugunda horlayarak kestiren dedesinin boynunu,kulaklarini tavuk tüyüyle gidiklamayi ve onun beyaz sakallarina renk renk boncuklar dizmeyi düsündü.Bir kus olup ucmayi,uzak ülkelerdeki cocuklari,gülen maymunlari,kuyruklu seytani,komik azrail melegi ve ALLAH i evet ALLAH i düsündü" Düsündügü herseyi kafasinda bicti,tartti,onlari bir sekile sokup kaba yerlestirdi fakat ALLAH i düsününce beyninde hicbir sekil olusmadi da sonra ondan korktu.Bir tasa dönüsmekten,cehennemde cayir cayir yanmaktan korktu ve yumusak minderli koltukta uyuya kaldi. "Bir kus olmus masmavi gökyüzünde kanadi kanadina degen kuslar arasinda ucuyordu.Yüregi sevinc ve neseyle dopdoluydu.Sarp daglari asti,okyanuslar üzerinde süzülürken yunus baliklari kendisine eslik etti.Katbekat yükseldi gökyüzünün katlarina.Yogun bir duman bir sis sardi etrafi ve kafasini duvar gibi sert bir cisme carpti.Irtifa kaybedip düserken bulutlar arasinda asili bir levhayi okuyabildi:-Gökyüzünün hududuna gelmis bulunmaktasiniz.Lütfen geriye dönünüz aksi halde hakkinizda kanuni islemler uygulanacaktir-" Uyandiginda halinin üzerine düsmüs ve kafasini koltugun ayagina carpmisti.Kücük kardesi ise üzerine binmis gülümsüyordu.Karsisinda annesini,dedesini ve kardesini görünce sevindi. -hayrola furkan güzellik uykusuna mi yattin-dedi annesi. Gözlerini ogusturdu ve hala aciyan basini elleriyle bastirdi. -güzellik uykusuna yatmis lakin benim koltuk onu yere firlatmis-dedi dedesi gülümseyerek. -sizleri beklerken uyuyup kalmisim. Annesi yine mutfaga daldi.K.prenses ise kendi ruh dünyasinda oyuncaklari arasinda oyunlara daldi.Eline tesbihini alip minderli koltuguna oturan dedesi: -ee anlat bakalim bugün neler ögrendin bakalim-dedi Aklina dedesinin beyaz sakallarina dizi dizi boncuklar dizmek geldi, gülmemek icin kendisini zor tuttu. -dede sana birsey söyleyecegim ama Allahin beni tas etmesinden korkuyorum. Tuhaf sekilde dedesinin kalin kaslari oynadi.Koltugunda dogrulup -O da nereden cikti H.furkan.Gurban oldugum Rahman-Rahim Rabbim kulunu niye tasa cevirsin ki? hem tas deyipte gecme H.furkan.Nice taslar var ki iclerinden nehirler kayniyor,bagrindan sular fiskiriyor,bazilari Allah korkusundan yerlerde yuvarlaniyor. -yakmaz da degil mi dede Allah? Dedesi meselenin nereye varacagini tahmin edercesine: -Eger annen minik kardesini su gürül gürül yanan sobada yakarsa gurban oldugum Latif-Kerim Rabbbim de kulunu öyle yakar cehenneminde.Ne dersin ha! yansin mi kardesin su sobada? Degil sobada yanmasini, sacinin bir teline hatta kirli tirnaklarinin ucuna bile zarar gelsin istemezdi. -Ben ALLAH i düsündüm de dede fakat onu hicbir seye benzetemedim sonra tas olmaktan,cayir cayir yanmaktan korktum da düsünmekten vazgectim. Dedesinin gülümsemeleri giderek yayildi kirmizi yanaklarina. -Korkma H.furkan korkma.Gurban oldugum Cemil-Rauf Rabbimi düsünmekten korkma.En büyük ibadettir tefekkür lakin-leyse kemislihi sey-en-O hicbir seye benzemez,yarattiklarindan beridir.Eger Acan ciceklerin renklerini,ucan kelebeklerin toz kanatlarindaki benekleri,geceleyin göz kirpan yildizlari ve denizlerin diplerindeki cesit cesit baliklari düsünürsen gurban oldugum Razik-Azim Rabbimi düsünmüs olursun.Beni anliyorsun degil mi? Rüyasi aklina geldi.peki Allah neredeydi? Demekki gökyüzünün bir siniri vardi ve Allah insanlari tipki akvaryumdaki baliklari seyreder gibi oradan seyrediyordu. -peki Allah nerede dede? -Gurban oldugum Semi-Basir Rabbim heryerde H.furkan.Daima bizimle beraber.Kalbimizin derinliklerinde hatta bize bizden daha da yakin.Kisinin kendisi ile kalbi arasinda.Görüp gözeten,cevirip idare eden,sarip sarmalayan hep O. -yani göklerde degil mi? -Mekandan münezzehdir lakin arzda-semada degil su minicik kalbinde bil gurban oldugum Maruf-Atuf Rabbimi,beni anliyorsun degil mi? Elini dudaklarina götürüp biraz daha düsündü.Eger allah herzaman insanla beraber idiyse o halde yalnizlik diye birsey yoktu.Peki insanlar niye hep yalnizliktan sikayetci olup onu tüm hastaliklarin anasi görmüslerdi.Eger Allah herzaman insanla birlikte idiyse;telasa,tasaya,keder ve hüzne gerek yoktu.Eger insana kendisinden daha da yakin idiyse yüce yaratici o halde heryer cennet bahcesi,oyun ve eglence yeriydi.Yerinden dogrularak odasina dogru yöneldi.Dedesi sasirmis halde arkasindan seslendi: -hayrola H.furkan nereye böyle? -hicc sadece odama gidiyorum biraz yalnizliga ve düsünmeye ihtiyacim var.
ALINTI....
H.furkan okuldan döneli bir hayli zaman olmustu fakat evde kimsecikler yoktu.Uniformasini,cantasini cikartip kapinin arkasina asmis,annesinin pisirdigi nefis yemeklerden yemis,günlük ödevlerini bile bitirmis ve simdi öylece cani acaip sekilde sikkin olarak dedesinin yumusak minderlerle kapli koltugunda oturuyordu. Evde yalniz kalmak tekbasina,onun icin alisik olunmayan bir durumdu.Keske simdi minik kardesi evde olsaydi;onun yumusacik pamuk yanaklarindan öper,onunla oyunlar oynardi.Keske simdi dedesi burada olsaydi;ona okulda gördügü dersleri anlatir,sorular sorardi ve keske simdi annesinin mutfaktan sesini duysaydi hatta annesi ona kizsaydi,bagirsaydi ve bir güzel dövseydi ama simdi onlar kimbilir hangi komsudalardir ve dededi kimbilir nerelerde elinde köpüklü kahvesiyle sohbete dalmistir. Yalniz kalinca birbasina H.furkan birseyi kesfetti: DÜSÜNMEYi.Yalniz kalinca insan neler düsünüyordu böyle ve yalniz kalinca insan beynine garip ve tuhaf düsünceler hucüm ediyordu öyle."kuslara kapan kurmayi düsündü.Ögle sonralari minderli koltugunda horlayarak kestiren dedesinin boynunu,kulaklarini tavuk tüyüyle gidiklamayi ve onun beyaz sakallarina renk renk boncuklar dizmeyi düsündü.Bir kus olup ucmayi,uzak ülkelerdeki cocuklari,gülen maymunlari,kuyruklu seytani,komik azrail melegi ve ALLAH i evet ALLAH i düsündü" Düsündügü herseyi kafasinda bicti,tartti,onlari bir sekile sokup kaba yerlestirdi fakat ALLAH i düsününce beyninde hicbir sekil olusmadi da sonra ondan korktu.Bir tasa dönüsmekten,cehennemde cayir cayir yanmaktan korktu ve yumusak minderli koltukta uyuya kaldi. "Bir kus olmus masmavi gökyüzünde kanadi kanadina degen kuslar arasinda ucuyordu.Yüregi sevinc ve neseyle dopdoluydu.Sarp daglari asti,okyanuslar üzerinde süzülürken yunus baliklari kendisine eslik etti.Katbekat yükseldi gökyüzünün katlarina.Yogun bir duman bir sis sardi etrafi ve kafasini duvar gibi sert bir cisme carpti.Irtifa kaybedip düserken bulutlar arasinda asili bir levhayi okuyabildi:-Gökyüzünün hududuna gelmis bulunmaktasiniz.Lütfen geriye dönünüz aksi halde hakkinizda kanuni islemler uygulanacaktir-" Uyandiginda halinin üzerine düsmüs ve kafasini koltugun ayagina carpmisti.Kücük kardesi ise üzerine binmis gülümsüyordu.Karsisinda annesini,dedesini ve kardesini görünce sevindi. -hayrola furkan güzellik uykusuna mi yattin-dedi annesi. Gözlerini ogusturdu ve hala aciyan basini elleriyle bastirdi. -güzellik uykusuna yatmis lakin benim koltuk onu yere firlatmis-dedi dedesi gülümseyerek. -sizleri beklerken uyuyup kalmisim. Annesi yine mutfaga daldi.K.prenses ise kendi ruh dünyasinda oyuncaklari arasinda oyunlara daldi.Eline tesbihini alip minderli koltuguna oturan dedesi: -ee anlat bakalim bugün neler ögrendin bakalim-dedi Aklina dedesinin beyaz sakallarina dizi dizi boncuklar dizmek geldi, gülmemek icin kendisini zor tuttu. -dede sana birsey söyleyecegim ama Allahin beni tas etmesinden korkuyorum. Tuhaf sekilde dedesinin kalin kaslari oynadi.Koltugunda dogrulup -O da nereden cikti H.furkan.Gurban oldugum Rahman-Rahim Rabbim kulunu niye tasa cevirsin ki? hem tas deyipte gecme H.furkan.Nice taslar var ki iclerinden nehirler kayniyor,bagrindan sular fiskiriyor,bazilari Allah korkusundan yerlerde yuvarlaniyor. -yakmaz da degil mi dede Allah? Dedesi meselenin nereye varacagini tahmin edercesine: -Eger annen minik kardesini su gürül gürül yanan sobada yakarsa gurban oldugum Latif-Kerim Rabbbim de kulunu öyle yakar cehenneminde.Ne dersin ha! yansin mi kardesin su sobada? Degil sobada yanmasini, sacinin bir teline hatta kirli tirnaklarinin ucuna bile zarar gelsin istemezdi. -Ben ALLAH i düsündüm de dede fakat onu hicbir seye benzetemedim sonra tas olmaktan,cayir cayir yanmaktan korktum da düsünmekten vazgectim. Dedesinin gülümsemeleri giderek yayildi kirmizi yanaklarina. -Korkma H.furkan korkma.Gurban oldugum Cemil-Rauf Rabbimi düsünmekten korkma.En büyük ibadettir tefekkür lakin-leyse kemislihi sey-en-O hicbir seye benzemez,yarattiklarindan beridir.Eger Acan ciceklerin renklerini,ucan kelebeklerin toz kanatlarindaki benekleri,geceleyin göz kirpan yildizlari ve denizlerin diplerindeki cesit cesit baliklari düsünürsen gurban oldugum Razik-Azim Rabbimi düsünmüs olursun.Beni anliyorsun degil mi? Rüyasi aklina geldi.peki Allah neredeydi? Demekki gökyüzünün bir siniri vardi ve Allah insanlari tipki akvaryumdaki baliklari seyreder gibi oradan seyrediyordu. -peki Allah nerede dede? -Gurban oldugum Semi-Basir Rabbim heryerde H.furkan.Daima bizimle beraber.Kalbimizin derinliklerinde hatta bize bizden daha da yakin.Kisinin kendisi ile kalbi arasinda.Görüp gözeten,cevirip idare eden,sarip sarmalayan hep O. -yani göklerde degil mi? -Mekandan münezzehdir lakin arzda-semada degil su minicik kalbinde bil gurban oldugum Maruf-Atuf Rabbimi,beni anliyorsun degil mi? Elini dudaklarina götürüp biraz daha düsündü.Eger allah herzaman insanla beraber idiyse o halde yalnizlik diye birsey yoktu.Peki insanlar niye hep yalnizliktan sikayetci olup onu tüm hastaliklarin anasi görmüslerdi.Eger Allah herzaman insanla birlikte idiyse;telasa,tasaya,keder ve hüzne gerek yoktu.Eger insana kendisinden daha da yakin idiyse yüce yaratici o halde heryer cennet bahcesi,oyun ve eglence yeriydi.Yerinden dogrularak odasina dogru yöneldi.Dedesi sasirmis halde arkasindan seslendi: -hayrola H.furkan nereye böyle? -hicc sadece odama gidiyorum biraz yalnizliga ve düsünmeye ihtiyacim var.
ALINTI....