iyi bir anne daima çocuğunun başucunda olmalıdır. bu ideal tanımlama pek çok genç kadın, özellikle çalışmayanlar tarafından yapılmıştır. ve bu anneler ayaklarını uzatıp dinlenmeye kalktıklarında, biraz gazete okumak ya da televizyon seyretmek istediklerinde vicdanlarının sesinden kurtulamazlar. çoğunlukla tam o anda çocuk annesinin yanına gelerek vızıldanmaya, sızlanmaya başlar ve ilgi ister. halbuki daha önce kendi kendine oynamaktadır. annenin ise televizyonu kapatıp, elindeki gazeteyi bırakarak çocuğuyla ilgilenmekten başka çaresi kalmamıştır. böyle bir kadın akşam olduğunda hoşnutsuz ve bezgindir. hatta eşi eve döndüğünde, ailesi ile yeteri kadar ilgilenmediğini ileri sürerek ona sitem eder, serzenişte bulunur.
çalışan annelerin vicdanı ise büsbütün rahatsızdır. çünkü çocuklarına çok az zaman ayırabilmektedirler. akşamları işten döndükleri zaman biraz gevşemek ve dinlemek için kendilerine zaman ayırmaya hak tanımazlar. onlara göre boş zamanları çocuklarına aittir. çalışmayan annenin ise çocuğuna ayıracak bol miktarda boş zamanı vardır. buna rağmen yine de her saniyesinin çocukla dolu olarak geçtiğinin farkındadır. çocuklar sevgi, ilgi ve şefkat isterler. hem de günün 24 saatinde. ama iki yaşına gelen bir çocuk artık kendi kendine bir şqeylerle meşgul olabilir ve buna zorunludur da. ve çocuk daha bu yaşta anlamalıdır ki annenin de arada sırada dinlenmeye ve kendisine zaman ayırmaya gereksinmesi vardır.
.anne ilk olarak vicdanının sesini susturmalıdır. onun da çocuğunun dışında bazı şeylerle ilgilenmeye hakkı vardır.
.çocuklardaki hak verme duygusu sanıldığından fazladır. onlara şöyle demek yeterli olabilir:"şimdi beni rahatsız etmezsen ben de gazetemi okuyabilirim. daha sonra seni gezmeye götürürüm ya da bir öykü okurum."
.anne bu isteğinde kararlı olmalı, çocuğun sürekli onu çağıran sesine kulağını tıkamalıdır. ama daha sonra, söz verdiği gibi çocuğuyla ilgilenmelidir.
.daha sonra çocukların odasına bir saat koyarak onlara örneğin saat üçe geldiğinde kendisiyle birlikte oynayacağınızı söyleyebilirsiniz.
çalışan annelerin vicdanı ise büsbütün rahatsızdır. çünkü çocuklarına çok az zaman ayırabilmektedirler. akşamları işten döndükleri zaman biraz gevşemek ve dinlemek için kendilerine zaman ayırmaya hak tanımazlar. onlara göre boş zamanları çocuklarına aittir. çalışmayan annenin ise çocuğuna ayıracak bol miktarda boş zamanı vardır. buna rağmen yine de her saniyesinin çocukla dolu olarak geçtiğinin farkındadır. çocuklar sevgi, ilgi ve şefkat isterler. hem de günün 24 saatinde. ama iki yaşına gelen bir çocuk artık kendi kendine bir şqeylerle meşgul olabilir ve buna zorunludur da. ve çocuk daha bu yaşta anlamalıdır ki annenin de arada sırada dinlenmeye ve kendisine zaman ayırmaya gereksinmesi vardır.
.anne ilk olarak vicdanının sesini susturmalıdır. onun da çocuğunun dışında bazı şeylerle ilgilenmeye hakkı vardır.
.çocuklardaki hak verme duygusu sanıldığından fazladır. onlara şöyle demek yeterli olabilir:"şimdi beni rahatsız etmezsen ben de gazetemi okuyabilirim. daha sonra seni gezmeye götürürüm ya da bir öykü okurum."
.anne bu isteğinde kararlı olmalı, çocuğun sürekli onu çağıran sesine kulağını tıkamalıdır. ama daha sonra, söz verdiği gibi çocuğuyla ilgilenmelidir.
.daha sonra çocukların odasına bir saat koyarak onlara örneğin saat üçe geldiğinde kendisiyle birlikte oynayacağınızı söyleyebilirsiniz.