Adâb-ý muaþeret

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #1

    Adâb-ı muaşeret

    Âdâb-ı Muaşeret

    Birlikte yaşayıp geçinmenin edebleri;
    – Önünden ye!
    – Acele etme!
    – Sofradan en son kalk!
    – Lokmaları yavaş yavaş çiğne!
    – Her ilâhî rızık lokmasını rûh ağzına atarken besmele çek!
    – O rızık lokmasını idrak edip, sindirdikten sonra “elhamdulillah” de!
    – Her an rızıkları vereni ama kendisi rızıklandırılamayını tefekkür et!

    O toplam, farkta biziz, bizi toplayınca O çıkıyor; İsimler değişik sadece; aynı şeye farklı isimler; doksan dokuz isim tek bir şey için…
    Şimdi, oturdum, dinlemeye ve yazmaya başlıyorum. İşte yapılması gereken budur ve buna devam…

    Gelmiş geçmiş bütün Âdem ve Havvâ sûretleri yani gölgeler o idrâke varacak ve kendindeki o hakîkati çıkartacak.
    Cebel-i Rahmeye varacak Âdem ve Havvâ için…
    Bütün Âdem sûretlerini sîretinde cem’ etmelisin…
    Ve Havvâları da…
    Zıtları birleyerek vuslat ettirerek…
    Sûretlerin asırlardır şuursuzca birbirlerine çekilişlerinde hep bu hubb yakıtını senin için biriktiriyor oluşları var…
    Bilseler de bilmeseler de bu böyle…

    ***

    Evet; kendime döndüm ve dün gece bunları düşündüm; bunu düşünürken uyuyamadım.
    Ve anladım ki bu ilâhî yol uzun;

    - Endişe ve merak etme!
    – Arkana bakma yeter!
    – Gözün hep önde olsun!
    – Ânda olmaya bak!
    – Oradan ayrılma!
    – Geçmiş ve gelecek yok!
    – Rızkımızı anda alıyoruz!

    alıntı...
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...