'İnâbe' kelimesi de ‘tevbe’ kelimesine yakınbir anlam taşır.
Tevbe, yapılan işin çirkinliğini, kötülüğünü kalbindehissedip, ondan tiksinerek vazgeçmektir. Yapılan hata, mala, cana zararveriyor, insanlara karşı ayıp oluyor diye terkediliyor ise bu, tevbe değildir.Hasta ettiğinden, dokunduğundan dolayı mesela içkiyi terketmek, veya gücüyetmediği için bir günahı işlememek tevbe sayılmaz. Tevbede esas olan harambilincidir. Her çeşit ibadette niyyetin Allah rızası için olması şarttır. Tevbeibadeti için de bu şart geçerlidir. Bir şeyi Allah haram kıldı diye o iştenAllah için vazgeçmek tevbedir. Tevbe, Rabbinin yasaklarını ciğneyip, yahutemirlerine karşı gelip, düşülen hatayı terk etmek, Allah’a dönmek, O’nun affınıve bağışlamasını beklemek, o hataya bir daha dönmemektir. Başka bir deyişletevbe, kulun yöneldiği hatadan yönelmediği itaata, farzları yerine getirmeye,haramları terke dönmesidir. Emredileni yaparak, yasaklananı terkederek Allah’ayöneliştir.
Tevbe, yalnızca yapılan bir hatadanpişmanlık duyup, Allah’tan af dileme değil, aynı zamanda sürekli dua veistiğfar ederek temizlenme gayretidir. Allah’a müracaat ve O’na dönmekulluğudur.
Bu bakımdan Kur’anmü’minlere ‘hep beraber tevbe edin’ (Nur, 31) diyerek, bu yönelişi haberveriyor. Bazılarına göre tevbe, bir hatadan veya bir günahtan vazgeçme, pişmanolmadır. Bu tevbe çok önemli olmakla beraber, asıl önemli olan kulun yerinegetirmediği dinî emirlerden dolayı yaptığı tevbedir. Çünkü insanın kalbinin vebedeninin birtakım görevleri vardır; Allah (cc) insana o görevleri yerinegetirmesini emretmiştir. Ancak insanların bazısı ya cahilliklerinden, yasapıklıktan, ya da hakka karşı inatçı olmalarından dolayı bu emirleri yerinegetirmemiş olabilirler. Tevbenin büyüğü, bu tür inatçılığı ve gafleti terkedipAllah’a itaat etmeye dönmedir.
alıntı...........
Tevbe, yapılan işin çirkinliğini, kötülüğünü kalbindehissedip, ondan tiksinerek vazgeçmektir. Yapılan hata, mala, cana zararveriyor, insanlara karşı ayıp oluyor diye terkediliyor ise bu, tevbe değildir.Hasta ettiğinden, dokunduğundan dolayı mesela içkiyi terketmek, veya gücüyetmediği için bir günahı işlememek tevbe sayılmaz. Tevbede esas olan harambilincidir. Her çeşit ibadette niyyetin Allah rızası için olması şarttır. Tevbeibadeti için de bu şart geçerlidir. Bir şeyi Allah haram kıldı diye o iştenAllah için vazgeçmek tevbedir. Tevbe, Rabbinin yasaklarını ciğneyip, yahutemirlerine karşı gelip, düşülen hatayı terk etmek, Allah’a dönmek, O’nun affınıve bağışlamasını beklemek, o hataya bir daha dönmemektir. Başka bir deyişletevbe, kulun yöneldiği hatadan yönelmediği itaata, farzları yerine getirmeye,haramları terke dönmesidir. Emredileni yaparak, yasaklananı terkederek Allah’ayöneliştir.
Tevbe, yalnızca yapılan bir hatadanpişmanlık duyup, Allah’tan af dileme değil, aynı zamanda sürekli dua veistiğfar ederek temizlenme gayretidir. Allah’a müracaat ve O’na dönmekulluğudur.
Bu bakımdan Kur’anmü’minlere ‘hep beraber tevbe edin’ (Nur, 31) diyerek, bu yönelişi haberveriyor. Bazılarına göre tevbe, bir hatadan veya bir günahtan vazgeçme, pişmanolmadır. Bu tevbe çok önemli olmakla beraber, asıl önemli olan kulun yerinegetirmediği dinî emirlerden dolayı yaptığı tevbedir. Çünkü insanın kalbinin vebedeninin birtakım görevleri vardır; Allah (cc) insana o görevleri yerinegetirmesini emretmiştir. Ancak insanların bazısı ya cahilliklerinden, yasapıklıktan, ya da hakka karşı inatçı olmalarından dolayı bu emirleri yerinegetirmemiş olabilirler. Tevbenin büyüğü, bu tür inatçılığı ve gafleti terkedipAllah’a itaat etmeye dönmedir.
alıntı...........