Taþlar...

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • Yağmur
    • Sep 2026

    #1

    Taşlar...



    Bir taş kalpli uğrunda ölen Necati hiç olmazsa ölümünden sonra onun kalbinin içinde uyumak istemektedir. Öyleyse mezarının mermerden yapılmasını vasiyet eder:

    "Bir seng-dil firâkına ölen Necâtî'nin, Billâhi mermer ile yapasız mezârını.."


    Şiiri Lâle devrinden bir şenlik yerine benzeyen Nedim'in taşında tecahül-i arifane ile sorulmuş bir soru vardır. Evvel o kadar güzel söz söyleyen Nedim şimdi neden suskundur?

    "Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçin hâmûşsun Sende evvel çok nevâlar güf ü gûlar var idi"


    Zincirlikuyu mezarlığının ilk "sakini", tezatların şairi Hâmid'in başına onun "Ölü"sünden alınan beyit kazınmıştır. Mezar taşını işaret eden şair onu alnına, alın yazısına benzetmektedir. Her ikisi de tıpkı mezar gibi, ilk bakışta sükût içinde görünse de derinlerinde mahşer kaynamaktadır.

    "Bu taş cebînime benzer ki ayn-ı makberdir.. Dışı sükût ile zâhir derûnu mahşerdir.."


    Cahit Sıtkı'nın mezar taşında "Sanatkârın Ölümü" isimli şiirinin ikinci kıtası, sade mi sadedir:

    "Gitti gelmez bahar yeli/Şarkılar yarıda kaldı/Bütün bahçeler kilitli/Anahtar Tanrı'da kaldı"


    Şimdi artık dünya zamanının dışındaki Tanpınar'ın mezar taşında ise meşhur o iki mısra, tam da yerine ve zamanına muvafıktır:

    "Ne içindeyim zamanın/Ne de büsbütün dışında.."

    Bazen sağ salimken o kadar dikkat edilen isimden bir "T" düşer bir "L" eklenir: "Atilla" İlhan. Bazen fazla söze hacet yoktur sadece bir imza yeter: "Necip Fazıl". Bazen bir dörtlük, Tahirü'l Mevlevi'nin kitabesindeki gibi, kinayeli bir dertleşmenin hikmetine yaslanır:

    "Eli boş gidilmez gidilen yere/Boş gelmedim yâ Rab ben suç getirdim/Dağlar çekemezken bu ağır yükü/İki kat sırtımla pek güç getirdim"


    Bazen de hikmet, "harabat ehlini hor gören zâhid"den kinaye, keskin ironik sembollerin ve batıni tezatların arkasına saklanır. Neyzen Tevfik'in mezar taşındaki gibi:

    "Sen sûrete bakmakla hüküm verme sakın
    Gel sîreti gör Hakk'ı temâşa ediyor, Hep Neyzen'i sarhoş görüyorsan ne çıkar, Meyhânede bak Kâbe'yi inşâ ediyor"


    Neyzen'in kendisine üstad saydığı Eşref ise meşhur "taş"ın sahibidir.

    "Kabrimi kimse ziyaret etmesin, Allah için Gelmesin reddeylerim billâhi öz kardaşımı..Gözlerim ebnâ-yı âdemden o kadar yıldı ki, İstemem ben Fatiha tek çalmasınlar taşımı... "Eşref'in mezar taşının mukallitler tarafından çalındığını söylemeye gerek yok tabii.


    Dünya kelâmıyla yazılmış dizelerin üzerinde muhakkak bir "Hüvelbaki" taşıyan bütün mezar taşı yazılarının özeti ise bana öyle gelir ki Abdülbaki Gölpınarlı'nın taşında çıkarılmıştır:

    "Bezmimizde ecel sâkî
    Oluruz Hakk'a mülâkî
    Değil baki Abdülbaki
    Hüve'l-baki Hüve'l-baki"

    alıntı
Hazırlanıyor...