Gül yüzüne bakacak yüz ver bize!
Mekanların daraldığı ve zamanların dürüldüğü depremler gibi gel ve titret içimizi Sevgili...
Ta ki bülbüller bir Gül için söylesin en müstesna şarkılarını:
Kâşki sevdiğimi sevse kamu halkı cihân
Sözümüz cümle hemân kıssai cânân olsa
Güle söz verelim defterimizdeki karaları aklamak için
Gülü sevdiğimizi söyleyelim içimizdeki kirleri paklamak için
Aç bir karnı doyuralım Gül adına. Hakkın da kuşları rızıklandırdığını hatırlayıp,
Sıkıntıdaki dostun imdadına koşalım Gülü anarak, gül alalım gül satalım...
Hayırlı işlere önayak olalım Gül çağında, ta ki ateş vaktinde güller açsın yüzümüz...
Bir merhabayı Gül hatırına söyleyelim küstüklerimize, hani helal lokma yer gibi...
Doğrulardan ve iyilerden çoğaltalım dostlarımızı Gül bahçesinde,
ta ki bir sarsılışla sarsıldığımızda arkadaşlardan saysın yıldızlar bizi.
Ve ağlayalım hasretiyle Gülün ki arıtsın bağrımızın pasını yaşlar...
Göz son kez kapanmadan birkaç damla ile olsun, İnci mercan hediye!..
Diyor ki Fuzulî:
Bir âşık varmış vaktiyle; muma benzeyen bir âşık
Mum gibi yalnız mumleyin başında ateş.
Yanar yakılırmış geceler boyu ve gönül ateşiyle
aydınlatmaya çalışırmış hicranın ve hasretin karanlıklarını.
Hiç uyumaz dilinde sevgili adı göz kapıda beklermiş durmadan.
Gecelerden bir gece belki bir vuslat gecesi olur da
sevgili geliverir diye umutlanır bu umutla tıpkı mum gibi,
can ipinden inciler döker ve eteklerinde biriktirirmiş yığın yığın...
Ta ki sevgili geldiğinde hazırlıksız yakalanmış olmasın
ve yüz görümlüğü olarak ayağına saçacağı incileri bulunsun...
Gül yüzüne bakacak yüz ver bize!
Vuslat için aşk ver bize Allah'ım!.
alıntı
Mekanların daraldığı ve zamanların dürüldüğü depremler gibi gel ve titret içimizi Sevgili...
Ta ki bülbüller bir Gül için söylesin en müstesna şarkılarını:
Kâşki sevdiğimi sevse kamu halkı cihân
Sözümüz cümle hemân kıssai cânân olsa
Güle söz verelim defterimizdeki karaları aklamak için
Gülü sevdiğimizi söyleyelim içimizdeki kirleri paklamak için
Aç bir karnı doyuralım Gül adına. Hakkın da kuşları rızıklandırdığını hatırlayıp,
Sıkıntıdaki dostun imdadına koşalım Gülü anarak, gül alalım gül satalım...
Hayırlı işlere önayak olalım Gül çağında, ta ki ateş vaktinde güller açsın yüzümüz...
Bir merhabayı Gül hatırına söyleyelim küstüklerimize, hani helal lokma yer gibi...
Doğrulardan ve iyilerden çoğaltalım dostlarımızı Gül bahçesinde,
ta ki bir sarsılışla sarsıldığımızda arkadaşlardan saysın yıldızlar bizi.
Ve ağlayalım hasretiyle Gülün ki arıtsın bağrımızın pasını yaşlar...
Göz son kez kapanmadan birkaç damla ile olsun, İnci mercan hediye!..
Diyor ki Fuzulî:
Bir âşık varmış vaktiyle; muma benzeyen bir âşık
Mum gibi yalnız mumleyin başında ateş.
Yanar yakılırmış geceler boyu ve gönül ateşiyle
aydınlatmaya çalışırmış hicranın ve hasretin karanlıklarını.
Hiç uyumaz dilinde sevgili adı göz kapıda beklermiş durmadan.
Gecelerden bir gece belki bir vuslat gecesi olur da
sevgili geliverir diye umutlanır bu umutla tıpkı mum gibi,
can ipinden inciler döker ve eteklerinde biriktirirmiş yığın yığın...
Ta ki sevgili geldiğinde hazırlıksız yakalanmış olmasın
ve yüz görümlüğü olarak ayağına saçacağı incileri bulunsun...
Gül yüzüne bakacak yüz ver bize!
Vuslat için aşk ver bize Allah'ım!.
alıntı