Gönülle yürüdünüz mü hiç?
--------------------------------------------------------------------------------
Yürümek için dik duruşu ve gönüllü olan yolcu gerek ama bir de yol gerek.
Bu yol ki; dosdoğru yol… hedefine şaşırtmadan ulaştıran, güzelliğe, mutluluğa götüren yol…
Yol belli yolcu belli… Peki sorun ne ki?
Yol dümdüz önümüzde ve ilk biz yürümeyeceğiz… Yani yanlız değiliz.
Yürümeyi öğretenler dimdik önümüzde bütün heybetleriyle. Biz nerdeyiz?
Herşey yürüyor, zaman, ömür, gençlik, sağlık, her şey su gibi akıp gidiyor…
Yürümüyor adeta koşuyor. Peki biz yürüyormuyuz?
Bu yolu bilmeden anlamadan ve en önemlisi sevmeden yürüyemeyiz ki?
Herşey yürürken biz nerdeyiz? Hangi oyunda oynaştayız?
Yürümeyi biliyormuyuz? En önemlisi yürümek istiyormuyuz?
Cevabınız evetse eğer önce gönlünü ayağa kaldır.
Oturanlar yürüyemezler, hele yatanlar hiç…
Ama ayaklarınla değil gönlünle yürüyeceksin bunu bil….
Gönülle yürüdünüz mü hiç?
Yürüyenler dedik ya onlar, o aşıklar ayaklarıyla değil gönülleriyle yürürler…
Öyle yürürler ki!! Onları sular boğmadı, ateşler yakmadı.
Onların yollarını guvercinler sakladı… O sevda erleri…
Şimdi yürüyenler gibi edebiyat yapıp lafla peynir gemisi yürütmeye çalışmadılar.
Söyleyip anlatıp yatmadılar…
Zaman üstü, mekanlara geçtiler hakka yürüdüler ve hakka ulaştılar…
Yol doğru yolcu doğru ama yürüyüş bozuk olursa varılmıyor menzille…
Hepsi dosdoğru olmalı… Dosdoğru…..
Yol dosdoğru tevhid yolu..
İlk insan, ilk yol gösterici Hz. Adem’le başlayıp alemlerin rahmet,
Sevginin öğretmeni Hz. Muhammed(s.a.v)’le tamamlandı ve
kıyamete kadar bu yolun yolcuları olacak…
Yol dosdoğru, yürüyenlerde dosdoğru…
Bu yola yakışır mıyız ki?
Bu yol ki menfaat için satılmaz, iki kuruşluk sevdalar için terk edilmez.
Bu yolda basit insanlar yürüyemez. Önce gönlümüze bir yolculuk yapalım…
Ta derinliklerine yürüyelim… Gönlümüzü bulursak, sahibinide buluruz..
İnşaAllah
Güzel yolun sevdalıları yolunuz açık olsun…
Alıntı
--------------------------------------------------------------------------------
Yürümek için dik duruşu ve gönüllü olan yolcu gerek ama bir de yol gerek.
Bu yol ki; dosdoğru yol… hedefine şaşırtmadan ulaştıran, güzelliğe, mutluluğa götüren yol…
Yol belli yolcu belli… Peki sorun ne ki?
Yol dümdüz önümüzde ve ilk biz yürümeyeceğiz… Yani yanlız değiliz.
Yürümeyi öğretenler dimdik önümüzde bütün heybetleriyle. Biz nerdeyiz?
Herşey yürüyor, zaman, ömür, gençlik, sağlık, her şey su gibi akıp gidiyor…
Yürümüyor adeta koşuyor. Peki biz yürüyormuyuz?
Bu yolu bilmeden anlamadan ve en önemlisi sevmeden yürüyemeyiz ki?
Herşey yürürken biz nerdeyiz? Hangi oyunda oynaştayız?
Yürümeyi biliyormuyuz? En önemlisi yürümek istiyormuyuz?
Cevabınız evetse eğer önce gönlünü ayağa kaldır.
Oturanlar yürüyemezler, hele yatanlar hiç…
Ama ayaklarınla değil gönlünle yürüyeceksin bunu bil….
Gönülle yürüdünüz mü hiç?
Yürüyenler dedik ya onlar, o aşıklar ayaklarıyla değil gönülleriyle yürürler…
Öyle yürürler ki!! Onları sular boğmadı, ateşler yakmadı.
Onların yollarını guvercinler sakladı… O sevda erleri…
Şimdi yürüyenler gibi edebiyat yapıp lafla peynir gemisi yürütmeye çalışmadılar.
Söyleyip anlatıp yatmadılar…
Zaman üstü, mekanlara geçtiler hakka yürüdüler ve hakka ulaştılar…
Yol doğru yolcu doğru ama yürüyüş bozuk olursa varılmıyor menzille…
Hepsi dosdoğru olmalı… Dosdoğru…..
Yol dosdoğru tevhid yolu..
İlk insan, ilk yol gösterici Hz. Adem’le başlayıp alemlerin rahmet,
Sevginin öğretmeni Hz. Muhammed(s.a.v)’le tamamlandı ve
kıyamete kadar bu yolun yolcuları olacak…
Yol dosdoğru, yürüyenlerde dosdoğru…
Bu yola yakışır mıyız ki?
Bu yol ki menfaat için satılmaz, iki kuruşluk sevdalar için terk edilmez.
Bu yolda basit insanlar yürüyemez. Önce gönlümüze bir yolculuk yapalım…
Ta derinliklerine yürüyelim… Gönlümüzü bulursak, sahibinide buluruz..
İnşaAllah
Güzel yolun sevdalıları yolunuz açık olsun…
Alıntı