Ne zaman kağıtla kalemi buluştursam çok renkli bir sayfa oluşuyordu…
renklendikçe parlak…
parladıkça küçük küçük pırıltılar düsüyordu sevgi çemberlerine…
Bir yandanda koku saçıyordu birbirini kovaladığı yaprak aralarına,
Ama şimdi 2 yabancı gibi…
Kalemden sözcükler çıkmaya basladıgı anda kağıt daha bir çoskulu oluyordu…
Hayatın tadını ondan çıkan sevgi sözcüklerinde buluyordu..
Öyle alışmıstı ki ona öyle içten bağlanmıştı ki farkında bile olmadan….
Buluşacağı ânı sabırsızlıkla bekliyor..
onu göremedigi her an yakıp kavuruyordu.
Kalemde istiyordu mutluluğu ama yinede kaçıyordu…
sebebini bile söylemeden..fakat kağıt kaybetmek istemiyor,
geri kazanmak için çareler arıyordu…ama boşunaydı çabası…çünkü kalem umursamaz olmus ,acımasız davranmaya başlamıştı..
bir zamanlar ondan gelen sesi duyduğunda çosan gönlü canını sızlatmaya başlamış yüreğinde çizikler oluşturmuştu….
Zamanla bu çizikler dahada derinleşti…..
Kalem artık tamamen değişmiş, kağıdın hıçkırıklarını duymuyor, yıpratıyordu kendini masumca seveni….
Seven ise hala arıyordu bi anda biten mutluluğun sebebini…
Yorulmustu GÖNLÜ SÜREKLİ RÜZGAR YÖNÜNDE ESMEKDEN…
ve son bir kez görmek, hissetmek ona yetecekdi ve bekliyordu gelmesini …bekledi…..bekledi….bekledi…..
Evet beklediğine değmişti ..Gelmişti…Yine karşılaşmışlardı…
Kağıt bakıyordu onun gözlerine ve ondan cıkacak 2 kelimeyi bekliyordu…
Yinede umudunu yitirmedi ve tekrar yürekden;
gözlerindeki sevdayı dışarıya çıkarabilecek,
sevdiğini çekip yüreğine alabilecek kadar sevgi dolu,
cesurca baktı son kez doyarcasına….Anladı….Anladı kii...
Kalemin kalbi boştu çünkü sevgisi bitmişti …
Yazabileceği hiçbirşey yokdu…
Kağıt ise bir anda yıkıldı.
Ve kendini hep sessizliğe mahkum etti….
Çoook zaman sonra kalem özlediğini fark etti…öyle alısmıstı ki ona….
(bir zamanlar kağıtın yüreğindeki sesleri şimdi oda söylüyordu) anlamıştı.
Hata yaptığını telafi etmek,geri kazanmak istiyordu…
Tekrar gitti suskun olan pişmanlığının yanına..
Yalvardı yakardı affetmesi için ama nafile ondan ses gelmiyordu…
Çaresiz kabullenmişti gerçeği bedelini ödemeye razıydı..….
Ama kendi kendine “”Sen cevap vermesende sevgime; ben bunu dile getirip sana yazmakdan asla vazgeçmeyeceğim ,
sana hep yazıcam suskun yüreğim”” diye and içti..
İŞTE O GÜN BÜGÜNDÜR;
KALEMDE HEP YAZMIŞ…. KAĞIT HEP SUSMUŞ ...
renklendikçe parlak…
parladıkça küçük küçük pırıltılar düsüyordu sevgi çemberlerine…
Bir yandanda koku saçıyordu birbirini kovaladığı yaprak aralarına,
Ama şimdi 2 yabancı gibi…
Kalemden sözcükler çıkmaya basladıgı anda kağıt daha bir çoskulu oluyordu…
Hayatın tadını ondan çıkan sevgi sözcüklerinde buluyordu..
Öyle alışmıstı ki ona öyle içten bağlanmıştı ki farkında bile olmadan….
Buluşacağı ânı sabırsızlıkla bekliyor..
onu göremedigi her an yakıp kavuruyordu.
Kalemde istiyordu mutluluğu ama yinede kaçıyordu…
sebebini bile söylemeden..fakat kağıt kaybetmek istemiyor,
geri kazanmak için çareler arıyordu…ama boşunaydı çabası…çünkü kalem umursamaz olmus ,acımasız davranmaya başlamıştı..
bir zamanlar ondan gelen sesi duyduğunda çosan gönlü canını sızlatmaya başlamış yüreğinde çizikler oluşturmuştu….
Zamanla bu çizikler dahada derinleşti…..
Kalem artık tamamen değişmiş, kağıdın hıçkırıklarını duymuyor, yıpratıyordu kendini masumca seveni….
Seven ise hala arıyordu bi anda biten mutluluğun sebebini…
Yorulmustu GÖNLÜ SÜREKLİ RÜZGAR YÖNÜNDE ESMEKDEN…
ve son bir kez görmek, hissetmek ona yetecekdi ve bekliyordu gelmesini …bekledi…..bekledi….bekledi…..
Evet beklediğine değmişti ..Gelmişti…Yine karşılaşmışlardı…
Kağıt bakıyordu onun gözlerine ve ondan cıkacak 2 kelimeyi bekliyordu…
Yinede umudunu yitirmedi ve tekrar yürekden;
gözlerindeki sevdayı dışarıya çıkarabilecek,
sevdiğini çekip yüreğine alabilecek kadar sevgi dolu,
cesurca baktı son kez doyarcasına….Anladı….Anladı kii...
Kalemin kalbi boştu çünkü sevgisi bitmişti …
Yazabileceği hiçbirşey yokdu…
Kağıt ise bir anda yıkıldı.
Ve kendini hep sessizliğe mahkum etti….
Çoook zaman sonra kalem özlediğini fark etti…öyle alısmıstı ki ona….
(bir zamanlar kağıtın yüreğindeki sesleri şimdi oda söylüyordu) anlamıştı.
Hata yaptığını telafi etmek,geri kazanmak istiyordu…
Tekrar gitti suskun olan pişmanlığının yanına..
Yalvardı yakardı affetmesi için ama nafile ondan ses gelmiyordu…
Çaresiz kabullenmişti gerçeği bedelini ödemeye razıydı..….
Ama kendi kendine “”Sen cevap vermesende sevgime; ben bunu dile getirip sana yazmakdan asla vazgeçmeyeceğim ,
sana hep yazıcam suskun yüreğim”” diye and içti..
İŞTE O GÜN BÜGÜNDÜR;
KALEMDE HEP YAZMIŞ…. KAĞIT HEP SUSMUŞ ...