ellerini alýþtýr vedaya ve duaya

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • CUMHUR
    Özel Üye
    • Jan 2008
    • 3965

    #1

    ellerini alıştır vedaya ve duaya

    ALİ HAKKOYMAZ
    Son defa bakıyorum sana bulutlar, gökyüzü… elveda! Kuşların çığlığı,
    sağırlığı dünyanın... elveda! Acıyanlarım bana; (da) elleri böğründe
    kalanlarım... üzülmeyin; biter bir gün, acı yanlarım… Salkım saçak
    sancılarım… elveda!
    Ey gel geç Leyla, ey dünya… Ey kör sevdalarım... elveda... Ey, çöllerin
    Serabı… Ey, yandıkça yandıran tuzlu suyu denizlerin... elveda...

    Atamadığım çığlıklarım... Yollardaki izim... Dinmeyen sızım... Besteleri
    boynu bükük sazım... elveda...

    Gün b/atımları, hey! Dayanamam bu sarı/solgun bu "olgun" ayrılığa...
    Bu her akşamki kıyamete... Ah, ben ki sabahlardan geliyorum... Birdenbire bu
    vakitli elveda?

    Ellerini alıştır vedaya... Ve duaya…
    Bak, avuçlarında tuttuğun zamanlar dağların ardına düştü... Titrek bir
    istasyona, çığlık bir v/edaya hazır mısın?

    Ne zaman gelir bu giden bahar! Bu kış hangi ölümdür! Sonbahar yaprakları kaç
    veda mektubudur! Ömrümüz kaç elveda... Kaç sonbahar, kaç çığlık... Saydın mı
    aynalarda değişen yüzlerini...

    Ellerini alıştır vedaya... Ve duaya…
    Yol uzun... Her adım bir ayrılık... Kapı arkası gurbet ya... Yaka paça götürüyorlar bizi... Çocukluğumuzu,
    gençliğimizi...


    Bilsen ki her an bir zelzele... Duysan ki ne velvele...
    Sen iyisi mi ellerini alıştır vedaya...
    Ve duaya... Her derde devaya...
    alıntı.
    Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
    Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşduran bir köprüdür
Hazırlanıyor...