“YA BEN İSTANBUL’U, YA İSTANBUL BENİ ALIR”
Şol gökleri kaldıranı,
Donatarak dolduranın
Ol deyince olduranın,
Doksan dokuz adı ile.
555 yıl önce peygamber efendimizin övgüsüne mahzar olabilmek için inançları doğrultusunda hareket eden II. Mehmet İstanbul’u fethederek hem peygamber efendimizin övgüsüne mahzar olmuş hem de Fatih unvanını almıştır.
Fatih Sultan Mehmet Han sahip olduğu Türk alçak gönüllülüğü ve İslami hoş görüşüyle değimliydi ilk önce kalpleri fetheden. “Venedik külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederim” diyen Ortodoks din adamı en güzel örneğidir bunun.
Fatih, fetih kararının alındığı divan toplantısında şu sözleriyle İstanbul’un alınmasının gerekli olduğunu söylüyordu; “ Bu şehir fethedilmedikçe Bizans’ın fesadı ve bize karşı çıkaracağı tehlikeler devam edecektir. Zira memleketimizi ortadan parçalayan bu şehir Rumlar elinde kaldıkça devletimizin güvenliği tehlikede olacaktır.” Fetih kararı alınmış ve İstanbul 53 gün süren muhteşem kuşatmadan sonra 29 Mayıs 1453 tarihinde fethedilmiş ve bir Türk İslam şehri haline gelmiştir. İstanbul’un fethi, yıkılmaz sanılan Bizans surlarının yıkılabileceğini, “imanın, tekeden bile süt çıkarabileceği gerçeğini” ortaya koymuştur.
Fetih bir işgal olayı değildir. Tüm insanlığı sevgi ve hoşgörü ülkesine taşıma arzusudur. Kaos, huzursuzluk ve madde saltanatının hüküm sürdüğü bir dünyada, fetih ruhuna o kadar muhtacız ki…
21 yaşında İstanbul’u ve gönülleri fetheden Fatih Sultan Mehmet Han’ın torunları olarak atalarımızı iyi anlamamız ve onlara layık torunlar olmamız gerekmektedir.
Güzel İstanbul’umuz da al renkli bayrağımız altında nice 555. yılları refah ve huzurlu yaşamak dileğiyle…
Allah Müslüman Türk’ü Korusun ve Yüceltsin!!!
ALINTI.........
Şol gökleri kaldıranı,
Donatarak dolduranın
Ol deyince olduranın,
Doksan dokuz adı ile.
555 yıl önce peygamber efendimizin övgüsüne mahzar olabilmek için inançları doğrultusunda hareket eden II. Mehmet İstanbul’u fethederek hem peygamber efendimizin övgüsüne mahzar olmuş hem de Fatih unvanını almıştır.
Fatih Sultan Mehmet Han sahip olduğu Türk alçak gönüllülüğü ve İslami hoş görüşüyle değimliydi ilk önce kalpleri fetheden. “Venedik külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederim” diyen Ortodoks din adamı en güzel örneğidir bunun.
Fatih, fetih kararının alındığı divan toplantısında şu sözleriyle İstanbul’un alınmasının gerekli olduğunu söylüyordu; “ Bu şehir fethedilmedikçe Bizans’ın fesadı ve bize karşı çıkaracağı tehlikeler devam edecektir. Zira memleketimizi ortadan parçalayan bu şehir Rumlar elinde kaldıkça devletimizin güvenliği tehlikede olacaktır.” Fetih kararı alınmış ve İstanbul 53 gün süren muhteşem kuşatmadan sonra 29 Mayıs 1453 tarihinde fethedilmiş ve bir Türk İslam şehri haline gelmiştir. İstanbul’un fethi, yıkılmaz sanılan Bizans surlarının yıkılabileceğini, “imanın, tekeden bile süt çıkarabileceği gerçeğini” ortaya koymuştur.
Fetih bir işgal olayı değildir. Tüm insanlığı sevgi ve hoşgörü ülkesine taşıma arzusudur. Kaos, huzursuzluk ve madde saltanatının hüküm sürdüğü bir dünyada, fetih ruhuna o kadar muhtacız ki…
21 yaşında İstanbul’u ve gönülleri fetheden Fatih Sultan Mehmet Han’ın torunları olarak atalarımızı iyi anlamamız ve onlara layık torunlar olmamız gerekmektedir.
Güzel İstanbul’umuz da al renkli bayrağımız altında nice 555. yılları refah ve huzurlu yaşamak dileğiyle…
Allah Müslüman Türk’ü Korusun ve Yüceltsin!!!
ALINTI.........