Kardeþ Kýskançlýðýný Önleme

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
Yeni mesaj
  • SaRey
    Kıdemli Üye
    • Jan 2018
    • 684

    #1

    Kardeş Kıskançlığını Önleme

    Kardeş doğumu sonrası görülen kıskançlık duygusu kardeşi olan neredeyse her çocuğun tecrübe etmiş olduğu, insan doğasında var olan bir duygudur.Ancak anne-babalar, bu durumda ne yapacaklarını bilmezlerse büyük bir kriz ile karşı karşıya kalabilirler.

    Kardeş kıskançlığının zemininde, anne babadan ve sevilen diğer bireylerden görülen sevgi ve ilginin kendisinden kardeşine yönelmesi yatar.
    Büyük kardeş, anne ve babasının artık kendisini sevmediğini, ev içindeki popülaritesinin azaldığını düşünür. Bu durumlar aile için bazen büyük krizlere neden olur.Kardeşini kıskanan çocuğun eski ilgiyi yeniden üzerine çekmek için parmak emme, tuvalet kaçırma ile başlayan ve huzursuzluk, hırçınlık, ağlamalar, çabuk öfkelenme, içe kapanmaya kadar gidebilen birtakım bir takım agresif davranışların görülebilir.
    Kıskançlık durumları çocukta farklı tepkilere neden olabilir ve ailelerin üzerlerine düşen önemli görevler bulunur.Bu soruna bilinçsizce yaklaşılması halinde sorun daha da büyüyecetir.

    Kardeş kıskançlığının önüne geçmek için nasıl bir yol izlenmeli?
    Öncelikle hamilelik döneminden itibaren çocuğa kardeş geleceği bilgisinin verilmesi gerekir. “Kardeşinin dünyaya geleceği zaman çocuğa söylenebilir. Çocuklar bu duruma farklı farklı tepkiler verir. Kimi sevinir, mutlu olur, heyecanlanır, kimisinde de kaygı endişe hakim olur. Verilecek ilk tepkiden sonra hamilelik ilerledikçe çocuk kendisi ile yeterince ilgilenilmediği hissine kapılabilir, huzursuzluk gerginlik oluşabilir.
    Bebek doğduktan ve eve geldikten sonra da haliyle başta anne olmak üzere ailenin tüm ilgisi bebek üzerindedir. Evde tek başına ilgi odağı olmuş bir çocuk, bebek eve gelince ikinci plana atılmış gibi hissedebilir. Artık sevilmediğini, istenmediğini düşünebilir. Köşelerde sessizce bekleyebilir, ağlayabilir.
    Bu durumda çocuğun duygularını anlayabilmek ve konuşarak durumu ifade etmek, bebek geldikten sonra da çocuk ile birlikte vakit geçirmek, sevildiğini ve önemsendiğini hissettirmek gerekir. Her çocuğun yerinin ayrı olduğunu, her birinin ihtiyaçlarının farklı olduğunu, ihtiyaçları doğrultusunda ilgi bakım sağlandığı anlatılmalıdır. Bebeğin henüz küçük olduğu için kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve yardıma gereksinim duyduğu anlatılmalıdır. Ayrıca bebeğin bakımı için arzu ederse kendisinin de yardımcı olabileceği söylenebilir.”

    Babalar da anneye destek olmalı
    Çocuğun varsa eski bebeklik fotoğraflar gösterilerek, bir zamanlar kendisinin de bebek olduğu ve ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığı ve anne babanın destek verdiğinin anlatılması gerekir. “Anne bebeğin ihtiyacını karşılarken baba diğer çocukla kaliteli vakit geçirmelidir. Yine anne ile çocuk birlikte vakit geçirirken baba bebeği yatıştırabilir.
    Abi ya da abla eğer kendi de isterse kardeşine kendisine olmayan kıyafetleri ve oyuncaklarından seçip verilebilir. Kardeşler arasında bir kıyaslama yapmak ta doğru değildir. Her biri kendi fiziksel ve ruhsal gelişim sürecinde olan çocukların gelişim evrelerine bağlı olarak istekleri, ihtiyaçları, becerileri farklıdır.
    Kardeş doğumu sonrası çocuğa ” sen büyüdün, abla-abi oldun, o yapsın sen yapma” gibi cümleler çocuğu iyi hissettirmeyecektir, aksine yaşına uygun olmayan bir sorumluluk yükletecektir, en nihayetinde onunda bir çocuk olduğu unutulmamalıdır.”

    Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzm. Dr. Fırat Hamidi
    Bir aynada seyrettim âlemin cümlesini. Aynam nokta sırrım nokta. Umduğum kadar büyük değilmiş, dünya nokta ben nokta.
Hazırlanıyor...